"ve benim için benden sonrakiler nezdinde yüksek bir şan bırak" **

deniz bitmez..

sözün saçlari kırarır kalemin namlusunda ilkin. Saçları dagınık bir fahişe
gibi dökülür rotatif kokulu saman kağıidına. Neo Ibrahim: herkes oradayken
kırıyor paganist şiiri. Anlaşıl-a-maz, bağrında gece laylaylanır şairin.
Derken yaşam kapısnı tırmalayan soluk. Söyle! Bu geç vakit nedir duraksatan
dağdağanı?

Söz cüzzamdır.

Beklemim azaldı ulan bulun artık beni de! Solo kaygılarınızı cemiileştirdim
işte.

Kırılganlıktır yağmurun kente bırakıtı. 'Yürürkenki Atlılar' inhidam
şehirciklere ve tortu değil mi 'kolundaki ışık'? Ey, söz dalgalarının
hicret ettiği münzevi lepedoyen.. Bir sen bilirisin öpmeyi, alevdeki o sarı
ile mavinin karışmadığı noktadan.

Aha bağlarını çözüyorum epik'in. Konuşun beni 'sargılarım açıldı.'

Aslolan damladır
'Esenlikle yumşa'
Damla infiraddır
'Esenlikle yumşa'
Dalgalandıran denizi
'Dayan ağırlıklara!!!'

Andolsun..
Aynı yalvarıslarla uzanıyor hâlâ, senin hey'lerin (sözlerin) bizim
he'lerimize (gözlerimize)

Hayır, deniz bitmez.


* "Korku ve Yakarış" kitabının "başaklarda" şiirinden esinme.
** El-Kur'an.
 

BAŞAKLARDA

 Gece yanımızda bağrımızda
 Bir tomurcuk ıslığı hayat şakrak.Söyle
 Bu geç vakit kim tırmalayan kapısını
 Gece yanımızda bağrımızda

 Kolumda bir ışık gibisin
 Yürüyoruz şehre atlılar gibi

 Çiçek açan şehre bakıyoruz
 Aşk ki bizim berrak gökdelenimizdir
 Sargıları açıldı bileklerim zinde
 Gözlerim tek tek geçiyor iklimleri
 Şanlar içinde

 Yabancılar yağıyor sabahları
 Netlikle bulduğum sen misin
 İçimde akar
 O yeraltı suları  sen misin

 Bu araçlar biraz
 Yana kaymalı

 Gerçek esvaplar sahi delikanlılar
 Mimikler dalışlar birden kavrayışlar
 Dokunulmaz ısılarıyla gövden deniz ve martılar

 Bir için
 Akıyor iki yanında söğütdallarının kavisleriyle
 Sevinçlerin
 Bir silindir geçiyor üstümüzden
 Esneklikle yumşa dayan ağırlıklara

 Bakalit unufak oldu
 Öfke kırıldı
 Serçe öldü

 Yalvarıyorum biraz daha
 O zift ve zülüf çağında

 Gerildi ev
 Yorgunluklar ve neş'e

 Duvarlar mukavves
 Çatı bir eğri kaburga kemiği daha yükleniyor
 İşte iki mavi bilye

 Elimde aşkın ülkesine yol kağıdım
 Bin asırlık başım
 Kuzgun saçlarım

 Benim için
 Aynı yalvarışlarla uzanıyor musun hala
 Senin He'n benim Hey'im

cahit zarifoğlu "Korku ve Yakarış"