.... ....
:::...::: "HOŞÇAKAL AŞK!" DEDİ ::...:::
                                                                              ...

 

Siz hiç şahit oldunuz mu,
Steyşın otomobillerin mahzun bakışlarına?
Babası ölmüş yetim gibi üzgün duruşlarına?
Dar sokaklardan birinde
Hüzünlü bir kapının önünde
Rengi solmuş ve boynu bükük
Feri sönmüş gözlerinin donukluğuna?

Yıl bindokuzyüz seksen yedi
İstanbul'un Anadolu kısmında bir semti
Köşeyi dönüp sokağa girdik
Boynu bükük renoyu görünce önce irkildik
İster inanın isterse masal deyin
Mahzun otomobilden bilip, "işte burası" dedik

Çaldık kapıyı, ses veren yok
Çocuklarımın babası dedi ki:
"Bu muhakkak amcamın arabası!
Baksana, bilir gibi hastalığını, nasıl da yaslı."
Biz fısıldaşırken kapıda kendi halimizde
Ev sahibi kadın baktı pencereden
Dedi: "Doğru geldiniz ev burası da
Kayınpederi götürdü dün akşam daha
Orada kalacakmış biraz da hasta!"
Aldık adresini evin yola revan olduk
"Yeşil reno"yu orda bırakıp söylenen evi bulduk

Girdik içeriye bir akşamüzeri
Çocukları küçükler, yoktu durumdan haberleri
Geçtik odanın birine biz, diğer odalar da boş değil
Yaslı anneşi şairin, metin ve sabırlı
Kor basmış yüreğini örtüyor, sırlı
Ahmet kucakta duruyor,
Betül şaşkın bakmakta gelip gidene
Ev sahipleri kusursuz hizmet için gayrette
Benimse aklım o gördüğümüz otomobilde.

İnanmak güç gibi, cansız bir araba
Nasıl olur da hüzünlüymüş gibi gelir insana?
Misafirler kalabalık, sıra gelmiyor hep birden
"Boşaldı oda" diye ses geliyor içerden
Zeynep üç yaşında ağlıyor arkamdan
"Ben de göreceğim amcamı" diye
Aldım kucağıma girdik hastanın odasına
Aman ya Rabbi! o bakışlar.. hala gözlerimin önünde
Uzanmış yatağında boylu boyunca yatıyor.
O ne sabır, o ne tahammül insan şaşıyor.
"Hoş geldiniz" dedi halsiz ce bakıp bize
Kimbilir o anda hangi vezinde, kaç dize,
Yazmıştı içinden bakarken yüzümüze?
Çocuklar habersiz!.. belki eşi de?
Ama o biliyordu!
Davet vardı ötelerden ve "evet" diyecekti bu gidişe.
Yormak olmazdı hastayı, çok kalmadık yanında
"Yedi güzel adam"dan biri düştü yollara
Henüz 47 yaşında
Gençliğin doruğunda
Eserleri kaldı çocukları ile yetim
Evet o reno da onundu, yeşil yeşil ağlayan
Odadaki manzara yüreğimi dağlayan
Hayır!.. Bir şair yalnız ölmemişti
"Gelen kişi gitmesin"!?.. Bu hiç görülmemişti
Eserleri kaldı yadigar
Andıkça o son günü, derunumda sessiz bir ağıt başlar.

/Haydi aşk aşk
De ki dağları delerim senin için
Yıldızlar yakarışlar açık kartlar
Ve haydi hoşça kal/

Hoşça kal dedi aşka, dünyaya, hayata
Maraş illerinden esen bir rüzgar
İsminin baş harfleri dediği gibi, ACZ ile başlar.

 

 
 Meryem Zarifoğlu