.... .
...: Tatil Kitabı ...:
...

 

 

Ey Yeşil Sarıklı Ulu Hocalar; neredesiniz?

"Cahit Zarifoğlu birçok kötü eser yazmıştır; gerek şiirde gerek de nesirde. Sonra bir kısmını yırtmış olabilir, bir kısmını da kötü olmasına rağmen yayımlamış olmalı. Kıyamamıştır, kötü olduğunu görmemiştir, kör anına denk gelmiştir vs. Şiir yazarken, roman yazarken, hikâye yazarken 'Ne yapıyorum ben?' demiştir. Boşluğa düşmüştür; öyle hemen kurtulmamacasına hem de.
Büyük ihtimalle çokca günah işlemiştir. Hepsine tövbe etmemiş, ettiyse bile tüm tövbeleri kabul edilmemiştir. Kötü şeyler düşünmüş; kimini yapmış kimini yapmamıştır. Haksız olduğunu bildiği halde direttiği anlar olmuştur. Hesap öderken 'Lan niye hep ben?' diye içinden geçirmiştir. Cebinde para olduğu halde ondan borç isteyen arkadaşına 'Valla bende de beş kuruş kalmadı!' demiştir. Tembellik yapmıştır. Okeye dördüncü olmuştur.

Küstahlık, ukalalık, kibir, açgözlülük, hamaset, nefret, art niyet, hırs kapı komşunuzda, mahallenizin bakkalında, bankadaki veznedarda, kaymakamda, belediye başkanında, trafik polisinde ne kadar çirkin duruyorsa onda da o kadar çirkin durmuştur. Bunların en az birkaç tanesi yüzüne pek yakışan sakalına yapışmıştır emin olun. Çekiştirip durduğu kıla yakından bakın isterseniz."

Sevginin ayarını kaçıranlar, adabıyla sevmesini bilmeyenler, hakikatten, hakiki işler yapmaktan uzak olanlar, "cılkını çıkarmak" deyiminin hakkını verenler, hâsılı yakışıksızca sevenler yukarıdaki parçayı yirmişer kere defterlerinize yazacak. Bi'şeycikleri kalmayacak inşallah. Her gün aç karnına...

Bitti mi? Şimdi aynı pasajdan Cahit Zarifoğlu'nu çıkarıp, yerine İsmet Özel koyulacak, sonra Nazım Hikmet sonra Turgut Uyar, Ece Ayhan, Necip Fazıl, Yunus Emre, Mustafa Kutlu, Ahmet Hamdi Tanpınar, Atilla İlhan...

Sonra boş bir sayfa açılıp şöyle yazılacak; Resulullah, karşısında titreyen bedeviye "Ne titriyorsun! Ben de senin gibi kuru et yiyen bir kadının oğluyum!" demişti.

Sonra susulacak...

 

* Aykut Ertuğrul .. ŞEYLER

zarifoglu
 
Aykut Ertuğrul
 
 
zarif