Cahit Zarifoğlu'nu görmedim, tanımadım ben. Şiirlerini, yazılarını, günlüklerini okudum. Bir de dostlarından, dostlarının dostlarından ona dair hatıralar dinledim. Bütün bunlar, bende bir Cahit Zarifoğlu portresi oluşturdu: Öncü, yenilikçi bir şair; özverili, çalışkan bir edebiyat adamı, has bir mü'min... Herkesin, yaşça kendisinden büyüklerin bile, kendisine 'ağabey' diye hitap ettiği dost bir insan... Onun, etrafındakilere, özellikle de yazı ve şiirle yeni tanışan gençlere yaptığı öncülüğü, donanımlarını paylaşma konusundaki eşi az bulunur çabasını düşündükçe, geride nasıl bir boşluk bıraktığını, şimdi daha iyi anlıyorum. Duruşu ve şiiriyle çağdaş Türk edebiyatı içinde kendine özgü bir 'ada'dır Cahit Zarifoğlu. Her zaman, keşfedilmesi ve ulaşılması gereken bir ada... Şiiri de peşinden gidilmesi, izlenmesi gereken verimli bir damardır...

Geçtiğimiz günlerde, şairin ailesinin ve bazı dostlarının öncülüğünde oluşturulan 'Cahit Zarifoğlu Şiir ve Edebiyat Girişimi' bir bildiri yayınlayarak şairin adına bir şiir ödülü düzenlendiğini duyurdu. 2003'ten başlayarak her yıl bir şaire 'Cahit Zarifoğlu Şiir Ödülü' verilecek. Ödül dolayısıyla yapılan açıklama metnini okuduğumda heyecanlandım, mutlu oldum. Özenle kaleme alınmış, kararlılık ve ciddiyet taşıyan bir açıklamaydı bu. Dilerim, 'girişim'in kararlılığı sürekli olur ve şair adına düzenlenen ödül, uzun yıllar aksamadan sürer. Böylece Zarifoğlu şiiri ve onun öncü kişiliği sürekli gündemde kalır. Bu da hem onun şiirinin anlaşılıp yaygınlaşmasına yardımcı olur, hem de yeni nesillerin, genç şairlerin önünde 'Cahit Zarifoğlu' adı 'iyi bir örnek', ulaşılması gereken bir hedef olarak belirginleşir. Öte yandan bu ödül, şair hakkında yapılacak çalışmaların ve araştırmaların da kurumsallaşmasına kapılar açar.

Bir şair adına konulan ödülün, onun adının ve eserinin yaşatılması, açtığı yolun takipçilerinin yetişmesi anlamında küçümsenemez bir öneme sahip olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar kitapları sürekli basılsa ve okurlar arasında dolaşsa da bu, bir şairi gündeme getirmeye, onu daha geniş okur kitlesiyle buluşturmaya yetmiyor. Her yıl düzenli olarak verilen 'itibarlı' bir ödül, günden güne, yıldan yıla o şairi yeni okurlarla, yeni 'takipçi'lerle tanıştırır. Önlerinde, ulaşılması gereken 'yeni bir ufuk' bulan genç şairler için de bir heyecan doğurur ve teşvik unsuru olur. Bu anlamda, ülkemizin 'en itibarlı şiir ödüllerinden biri' sayılan 'Behçet Necatigil Şiir Ödülü'nün (tüm eksiklerine rağmen) iyi bir örnek olduğunu düşünüyorum. Derinden derine yol alan 'Behçet Necatigil' adı ve şiiri, verilen ödül vesilesiyle her yıl yeniden gündeme geliyor ve bu sayede Necatigil'in şiiri yeni takipçiler kazanıyor, 'taze okumalara' açılıyor.

'Cahit Zarifoğlu' adı, sözünü ettiğim bildiride de yer aldığı gibi, bir zümrenin ya da anlayışın 'tekelinde' değil. Esere ve niteliğe değer veren, önyargısız hemen her okurun, şiir severin takdirini ve kabulünü kazanmış bir şair Zarifoğlu. Önümüzdeki yıldan itibaren verilecek ödül, eğer başlangıçtan itibaren 'saygınlığını' kanıtlayıp kurumsallaşabilirse Türk şiirinin ve genelde edebiyat dünyamızın geleceği açısından ufuk açıcı bir işlev üstlenebilir. Edebiyat ödülleri maddi değerinden çok manevi anlam taşıyor. Cahit Zarifoğlu adına verilen şiir ödülünün '3 milyar' gibi maddi bir karşılığının da olması, 'cesur bir karar' olarak nitelendirilebilir. Sanırım bu 'değer', ödülün ciddiyetini ve katılımı da olumlu yönde etkileyecektir.

Şüphesiz Cahit Zarifoğlu ödülü, en başta bir 'vefa' düşüncesinden yola çıkılarak düşünüldü. Ne mutlu ki Zarifoğlu'nun mirasını, adını yaşatmak isteyen dostları var. Artık dostlar halkası günden güne çoğalacak, genişleyecek. Ödüle, başka kalıcı çalışmalar da eşlik edecek ve etmeli. Bu anlamlı girişime öncülük eden, destek veren bütün dostlara, aydınlara, yazar ve şairlere teşekkür borçluyuz.

06.07.2002

a.colak@zaman.com.tr

Değerli yazar Ali ÇOLAK'ın izniyle ZAMAN Gazetesi'nden alınmıştır.
ödül haberi