HAKKINDA YAZILANLAR
 
"Türkçe'de hem ahenge ulaşmak hem de duygu iletişimini sağlamının belki de en çetin bir şairlik görevi olduğu günümüzde, bir de buna "avucunda kor tutmayı" eklemişti. "Hal"ini iyiye doğru sürekli yüceltirken "şiir"ini de yeni "hal"ine uydurma savaşımında idi."

hüseyin hatemi
devam>>>


"... Cahit fıtraten bir şeyler için yaratılmıştı. Her türlü güzelliğe aşıktı. İnsan güzelliklerine, tabiat güzelliklerine ve insan eserinin güzelliklerine aşıktı. Çok kimse bilmez. Cahit'in müzik tutkusu vardı. Cahit'in bir müze kültürü vardı. Bunlardaki güzellikleri hisseder ve içine doğduğu gibi o güzellikleri kendi diliyle çevresine de yansıtırdı.
... Cahit ne kendi yazdıkları üzerinde, ne de başkalarının yazdıkları üzerinde düşüncelerini açığa vurmazdı.Cahit dışa vurmadığı için saplantıları olmamıştır. Şimdi diğer arkadaşların saplantıları mı var,diyeceksiniz. Evet var. Çünkü şiir anlayışlarını söylüyorlar."

rasim özdenören


"Kendinden sonra yazmaya başlayan genç müslüman şairlere hangi özellikleriyle yol göstermiş olursa olsun, O'ndan sonrakiler O'nda ders alınacak bir taraf bulacaklardır. Hem şiirin kendine mahsus kaliteleri bakımından, hem müslüman bir şairin dünya hayatındaki temayülleri bakımından."

ismet özel


"Zarifoğlu'nun şiiri başlangıçta benimkiyle Sezai Karakoç'unki arasında kendine yer arar. O ara bana daha da yakın olduğunu söyleyebilirim. Giderek kendini buldu. İsimler sözlüklerinde ve
ansiklopedilerde onun "gizemci" olduğu çok kesin bir şekilde söylenir. Bence o kadar değil, ya da Zarifoğlu'nun ayırıcı özelliği orada değil. İşaret onda aynı zamanda sorudur. Maraşlı delikanlı tavrını hiç bırakmaması, onun bir inançtan çok, bir afiye bir gösteriye ilişkin olmasından kaynaklanıyordu. Mahallesini çok seven ve oradan gelen dayanışma duygusunu bir silah gibi de görmeye başlayan çocuk. Zarifoğlu'nun şiirinde çok şey serüven duygusundan doğmuştur. Serüvenin kahramanı
kendisidir. Ece Ayhan'a sordum, ona göre "Cahit Zarifoğlu" şiirde yapı sorununu en iyi kavramış bir konuda örnek gösterilebilecek sanatçılardan biri. "

cemal süreya


"Cahit kadar kendini şiirle özdeştirmiş başka bir şaire rastlamak çok güçtür. Şiirinin kapalı olduğuna, anlaşılmadığına dair birçok protestolar ve itirazlar olmuştur. Ben bu noktada şöyle bir düşünceye
sahibim: Cahit insanın kaderini yalnızlığını faniliğini ölümünü varoluşunun anlamını ve anlamsızlığını hiç felsefi spekülasyonlara kaçmaksızın bir şiir diliyle yansıtmasını bilen bir şairdir. Şiirinin kapalı
oluşunu ben buna bağlıyorum. Doğayı nicel olarak değil, nitel olarak gözleyen bir insandı. Yani münasebetler haliyle değil, doğanın arkasına nüfuz etmesini bilen bir insandı. Dolayısıyla bu şiir kendiliğinden bir anlaşılmazlığı da beraberinde getirmek zorundaydı. O hür bir şairdi, yaşayışıyla da hür bir insandı."
"Böylesine özgün bir şair bu dünyaya ender gelir sanırım. Elbette gelenekçi tarzın içinde yetişen insanların başlangıçta Cahit'in şiirini yadırgaması doğaldır. Ama bu hep geçici olmuştur. Cahit'in şiirleri bir girdap gibi insanı yakalar ve içine alır... Cahit tek başına bir dünya idi."

alaaddin özdenören


"Şiirlerinde geniş boyutlarla, özellikle madde ve ruh çatışması, Batı diktasına karşı Doğu protestosu gibi temaları işlediği görülüyor."

behçet necatigil


Zarifoğlu'nun şiirlerinde kullandığı sezgi yöntemi çocuk kitaplarına da yansır. Bilinçaltındaki bağlantılar reel olaylarla çakışınca, fantezi ile olağanüstü, gerçekler dünyası ile hayaller dünyası birarada sihirli bir dünyanın kapılarını aralar. Kendine göre tahayyül ettiği, kendisinin müşahede ettiği, - yaşadığı demek daha uygun olabilir- dünyayı resimlemekten kaçınmaz. Bir kelimenin peşinde hiç yorulmadan dolaşarak projeksiyon görevini yerine getirir.

mustafa ruhi şirin
devam>>>


Cahit Zarifoğluna ait hangi metin olursa olsun, onun dünyasına bir iklime girer gibi girersiniz. Yeni bir iklime girmenin ne gibi etkileri oluyorsa, nasıl değiştiriyorsa insanı öyle değişirsiniz. Zarifoğlu'nun anlatımından gelen, ondan alınan bir tad vardır. Bu tad, her lokantada bulunan
bir tad değildir. Yalnız onda yapılan, başka yerlerde bulunması mümkün olmayan özel bir yemeği yemeye gider gibi gidilir onun anlatımına.
Zarifoğlu'nun anlatımı için olay sözcüğünü kullanmıştım. Bu anlatım küçük fakat önemli bir olayın gerçekleşmesi gibi (mesela bir gülün açması) duyumsanır. Dil dediğimiz genel atmosferin içinde adım
adım beliren, ortaya çıkan, içten sarsıcı ve değiştirici bir serüven gibi yaşanır onun anlatımı.

alim kahraman


Daha ilk şiirlerinde adeta ortasından yakalayarak, kendi sesini bulan bir şairin öteki şairlerle ilgisini kurmak biraz güçtür. Ama şiirinde ve hayata bakışlarındaki "acı" unsuru ile Turgut Uyar'la benzerlik gösterdi. Toplumsal sorumluluk duygusu içinde, içten içe biçimlenen kişiliğinde ise Sezai Karakoç'un büyük etkisi vardır. Bu etki onun aile-içi, kasabalı ve
şehirli değerlere güvenle yaklaşmasını sağlamıştır.

ebubekir eroğlu