....
 
sehriyar

 

Cahit Zarifoğlu'nu rahmetle anarak...

 

Gerçi ben resimle başlamadım sen Zarif gibi, duyduğum müzikti yekten;
Tablolarım bilyelerimdi; boz toprağın, kızıl suyun rengini çeşitlendiren.    

Renkli göremedim, mevsim tekti; bir kahraman gezer dururdu dışarıda:
Elleri diye seslerini tutardım nasılsa sesleri yeterdi elleri gerektirmeyen. 

Yaşı benzemesin derlerdi: Bu çocuk çıktığı kadar bağırır dedesi avazlı.
Benzesin huyu suyu bir de ezanı -bulunursa tabii ondan bir dinleyen...-

Üzülürüm hep terk edilmiş ata ocağının şerefesinde seslenemedim hâlâ;
Gerçek şu ki sesim kötü ama üzülürüm neden şiir cenginde en önde ben?

En öndekileri kim diker oraya yan yanadırlar lakin bir başlarına konuk;
Onlar ki karşılarındaki serdengeçtileri arkalarındakilerden çok seven...

__Biz hep Şri Krişna önünde Arcuna olacağız bunu iyice bilecek miyiz?
Soruşum şüphemden değil yanım yöremdeki ganimet düşkünlerinden.

Ben ister miydim emeklerken sorulaydı yürümeden koşayım bu yaşıma?
İstemezdim... İyi ki sormamış, o güzelin peşinde bana yazgımı sevdiren.    

Geldik merkeplere binmiş olarak bir resmin sonunda gömütlükten bir yere
Seni bir 'Zarif, Çoban'; kendimi yanında düşünürüm hep bir zenci Celalîylen.

 

ozcelik