| ..::.::...:::. |
 |
.:::...::.::.. |
Cahit Zarifoğlu'nun "Okuyucularla" yazışmaları hepimizin malumu. Bir "mektep" vasfını kazanmış bu yazışmaların 'benzer' bir örneği de bir daha olmamıştır. Bu yazışmalarda 'tanıdık' bir çok simayı görmekte sizin için şaşırtıcı olmayacaktır. Okuyucularla Zarifoğlu'nu tanımak, şiirine açılır kapılar bulmak vb. açılardan önemli olduğu kadar; bir şairin duruşunu, şairliğini, haysiyetini, yazarlık zanaatını görmek ve anlamak için de ufuk açıcıdır. Dahası bir dergi çıkarmanın, yazarlığın hakiki anlamlarıyla yüzleşme imkanı da sağlayacaktır.
|
 |
 |
Ne denli zorlasam da kendimi, hiç kimseye benzetemiyorum Cahit Zarifoğlu'nu; ne Üstad Necip Fazıl'a, ne Sezai Karakoç'a, ne de "Yedi Güzel Adam"dan birine. Şiiri de öyle: gürül gürül akan bir nehir, bir dağın dumanlar bürümüş yalçın kayalıkları gibidir onun şiiri; çok zor ve çetin bir yolculuktur.
|
bir kızın saçları seni görmek kadar sana benziyordu
seni duymak kadar avuntulu
tutsandı arkama yaslanacaktım
bu ayaklar benim değildir alın
mutsuz ve parasız yaşantılardan beri gemiler ayaksızlandılar bilmelisiniz
|
 |
 |
Bu evde, duydukları hiçbir şeyin eksikliğini dile getirmeyen, ince ruhlu insanların, bir şairin ruhunu ve bir babanın eksikliğini duyumsayarak yaşadığını belli eden bir hava var...
|
Henüz hiç tanımadığınız ama tanımak, aralarına girmek istediğiniz bir çevrede size uzanan ilk dost elinin yüreğinizi ısıtan sıcaklığını, içinize taşıdığı güven ve cesaret duygusunu elbette düşünmüş ve bu eli hep saygıyla anmışsınızdır. Yıl 1979... Mavera ilk çıkışından bu yana bir hayli yol almış, islâmî edebiyatın en yaygın ve en etkili sesi durumunda... Oldukça geniş bir yazar ve okuyucu kesiminin ilgisine muhatap olmuş bu derginin elde ettiği bu sonuçta Zarifoğlu'nun özel bir payı var.
|
 |
 |
Bir ilk kurşun
Bir çıra gibi yanan ülke
Ekinler ağıllar alev alev
Sakallarından tutuşturulup yakıldı
Dedeler her köyde
Ak saçlı
İpince yürekli
Nenelerin ve çocukların gözleri önünde
|
Rahmete açılan bir gökyüzüydü
Üstümüze yıldızlar serpen
Şefkatli bir anne gibiydi
Seni bağrına basan toprak
|
 |
 |
ACZ'i kurcaladım yüreğimi yontarak
hani senin gezdiğin
otostop caddelerinden geçtim
hani şu yalnızlığın caddelerinden...
|
mezopotamya'da akşamlar bildiğinizce değil
delhi'de bir kaşık suya eğiliyorlar
gemilerin alamıyacağı kadar günah var eteklerimin altında
gözlerini alabildiğinize sevda kepenklerinin önünde tutuyorlar
|
 |
 |
Bu İnkılâp'ın ilk ve son Fikir-Sanat eki. Zira İnkılâp 213. sayısı ile yayınına veda edip tarihe karışıyor.
1960 yılının 30 Ağustosunda çıkmaya başlamıştık. Bu şehir, bu dertler bizimdi. Kendi hesabınıza sorumluluk duyuyorduk, elimiz kalem tutuyordu. Boş duramazdık. Hiç denecek kadar az olan imkânlarımıza aldırmadık. Kaleme şevkle hecanla sarıldık.
|
Cahit saf bir sanatkâr hüviyetindeydi: Kendine ait dünyasında tutkuyla bağlandığı çok şeyler vardı. Bir kere aşksız yaşayamazdı. Aşk derken yalnız kadına duyulan aşkı kastetmiyorum. Tutku.
Özellikle bazı arkadaşlarına karşı tutkusu, ailesine tutkusu. Sonra, ta.. lise ikiden, lise birden beri hiç bir zaman aşksız kalmamıştır. Bazan sevdiği kız belki bundan hiç haberdar bile değildi, ama o severdi. Çok zaman biz de bundan heberdar olmamışızdır, ama sonra ortaya çıkmıştır...
|
 |
 |
ELLERİM ÜZRE YÜZ KARALARIM, daha da bir acınıyorum erkekliğime
şimdi demirler ötesinde ömürlerim, seneler mut'suz geçecek
yok ama SENELER KADINSIZ, yok
senin uzun uzun bakmaların
dı benim tutsak yaşantılarım yok...
|
Cahit Zarifoğlu'nun hiçbir yerde yayımlanmamış, Zarifoğlu'nun notları arasında bulunan bir şiir..
susmak saatlerinde insanın adamın biriydi
öteden iyi gülmekte olan deve uşları boyuna
gök daha azmavi olmalıyda sanıldığından
birinin güneş görmedik yanı yok denmekteydi
BU NE DEMEK.??..
|
 |
 |
finiş yada BEN BUYUM
Yorgundum, öyleki batıparka doğru yürümeye başladım. Gece alabildiğine, uykuyu bir asır geciktirecek kadar güzeldi. Maraş karanlık kentinin tek kayda değer tarafı. Ama, ya öbür gecelerin, Luna Parkların demir kütlelerin olduğu, Eyfelin olduğu kent, başkent. "gelme bir daha bu kente" of kıyma bana. Kolay mı atman. Dostum bak benim göz bebeklerimin rengine, kolay mı. Ben eski A. Cahit, o renkli, koyu A. Cahit z'yim hep. ama hep.
|
|
..::.::...:::.
Beyaz haberlerim oluşuyor kardeşlerim
.:::...::.::..
|
|
Temmuz
2008__© zarif@zarifce.com
|
|